Arapça → Türkçe
استوعب Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
الآن استوعب هذه الشكوك.
Şimdi bu şüpheciliği anlarım.
ولكن يمكنني ان استوعب هذه الخريطة
Ama bu haritayı okuyabiliyorum.
لم استوعب حتى اليوم شيئاً بصورة تامة
Belli ki henüz herşeyi çözememişim.
"أنت على حق تماما، وليس استوعب تماما في النظام."
"Çok haklısın, bu sistem oldukça asimile değil."
استوعب هذه السخرية. استوعب هذا الشعور بالاستحالة.
Karamsarlığı da anlarım. İmkansızlık hissini de anlarım.
لذلك عندما نزلت من القارب قبل 12 عاما حاولت أن استوعب هذا
12 yıl önce vapurdan indiğim zaman, bunun anlamını kavramaya çalıştım.
واعتقد انني كنت أرسم محاولة أن استوعب مالذي كان يحصل حينها
Ve neler olup bittiğini kavramaya çalışarak çiziyordum.
لا اعلم لماذا تقول زوجتي انني لا استمع لها ابدا. لم استوعب ذلك
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum. Hakikaten anlamıyorum.
ولم استوعب انني قضيت 3 ساعات جالساً على مكتبي ولم اتحرك فيها مطلقاً
Masamda üç saat boyunca oturduğumu farkmemiştim, ve hiç hareket etmiyormuşum.
وعلي ان استوعب على اعتباري طرف في هذه الصلة وشخص خلق على شاكلة الله
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.
والسبب الذي دفعه للقيام بأمر كهذا لانه استوعب انه علم أن الجميع يريد
Ve bu tarz şeyleri yapacak olmasının nedeni sadece durup 'Burada kendi küçük dünyamda, ben bir tanrıyım, her şeyi anlarım.
"أرشي كوشران" استوعب ان الشك.. والتردد.. والتحدي والاختبار.. هو امرٌ صعب
Cochrane belirsizliğin, başarısızlığın, meydan okunuyor olmanın, bunların acı verdiğini anlamıştı.