Arapça → Türkçe
اتكأ Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
ولما كان المساء اتكأ مع الاثني عشر.
Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu.
فلما اتكأ معهما اخذ خبزا وبارك وكسّر وناولهما.
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.
"طوفان الكمال"، تمتم بعد حين: اتكأ جبهته على الزجاج.
"Tufan Mükemmel" diye bir süre sonra mırıldandı: alnına o camın üzerine eğildi.
تحدث اتكأ بارمان ذراعيه أحمر الدهون على العداد والخيول مع
Barmen leant tezgahın üzerine yağlı kırmızı silah ve atların konuştuk
"وبعد ما جرو العزيز كان قليلا!' وقال اليس، كما انها ضد اتكأ
Ve yine bir sevgili küçük köpek yavrusu!
فالتفت بطرس ونظر التلميذ الذي كان يسوع يحبه يتبعه وهو ايضا الذي اتكأ على صدره وقت العشاء وقال يا سيد من هو الذي يسلمك.
Petrus arkasına döndü, İsanın sevdiği öğrencinin kendilerini izlediğini gördü. Bu öğrenci, akşam yemeğinde İsanın göğsüne yaslanan ve, ‹‹Ya Rab, sana kim ihanet edecek?›› diye soran öğrencidir.
ولكن مرة أخرى أنه اتكأ على نحو الناس، والركوع رأسه المتواضع، مع جانب من التواضع العميق بعد manliest، وقال انه تكلم بهذه الكلمات:
Fakat yine de o insanların doğru eğildi, bir ile, başını asılıyor eğilme derin henüz manliest tevazu yönü, o bu kelimeleri böyle söyledi:
الغريب، بعد أن أنتج بعض التردد، اتكأ ضد واحدة من الوظائف بوابة، وهي ماسورة قصيرة الطين، وعلى استعداد لملئه. ارتجفت أصابعه أثناء القيام بذلك.
Yabancı Biraz tereddütten sonra, kapı mesaj karşı leant, üretilen kısa kil boru, ve doldurmak için hazırlanmıştır.