Arapça → Türkçe
إقناع من Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
ربما تتمكنين إقناع ذلك الأحمق أنك تحبينه لكن لن تتمكني من إقناعي
Bu şapşalı ikna edebilirsin, ama beni asla edemezsin. Çok yazık.
لذلك، بمعنى ما، والكثير من التسويق على وشك إقناع الرئيس التنفيذي هذا هو جيد حملة إعلانية.
Bir anlamda, pazarlama işinin çoğu CEO'yu reklam kampanyasının iyi olduğuna ikna etmek.
الهدف من محادثتي هذه هي ليس إقناع الأشخاص في هذه القاعة أن تتقبلوا حب الغرباء الذي بدواخلكم.
Burdaki konuşmamın amacı buradaki insanları ikna etmek değildir xenophilianızı benimsetmektir.
لكن لديه فم كبير وانها نوع من الصعب إقناع الناس إذا حيوان له اسنان كبيرة، انه مخلوق غير مؤذي.
Ama oldukça büyük dişlere sahiptir ve büyük dişleri olan hayvanların zararsız olabileceğine dair insanları ikna etmek de bir o kadar zordur.
وبذلك انتهى بنا المطاف نقضي تسع سنوات في إقناع الحكومة بموضوع وجود الكثير من طيور البطريق الغارقة في النفط
Ve sonunda biz burda 9 yılımızı hükümeti petrole bulanmış pek çok penguen olduğuna ikna etmeye çalışarak geçirdik.
لكن المرأة تملك قدرة مُقلقة... في خلق الأحداث من لا شيء و إقناع نفسها بأنها مظلومة في حين أنها هي المُخطئة
Ancak kadınların hiç yoktan olay çıkartma ve kendileri hatalı olsa dahi mağdur olduklarını kabul ettirme konusunda kaygı verici bir yetenekleri vardır.
النهر الأخضر، هي نوع من أفكار الناشطين، ليست جزء من معرض، أنها في الحقيقة حول إقناع الناس، في المدينة، التي يعيشون فيها،
Hiç bir gösterinin parçası olmadan aktivist bir fikir olarak "Yeşil Nehir"'in amacı insanlara bu şehirde yürürken mekanın boyutları olduğunu göstermekti.
إذا تمكنت من إقناع الناس الذين تحبهم لربما يتوجب عليهم أن يحبوك مجدداً أنت تريد الحب بشروطك فحسب إنه شيء تلعبه بطريقتك وطبقاً لقواعدك الخاصة
insanları onları sevmeleri için ikna ediyorsun böylelikle sevgileri sana geri dönecek sadece kendi şartların altında sevgiyi istiyorsun senin yolunda oynanan bir oyun gibi birşey senin kuralarınla
وذلك هو أحد الأسباب التي أدت إلى إختار آرثر أندرسون تدشين مؤسسة لأكستنشر(أكبر مؤسسة إستشارية إدارية وتقنية مقرها مدينة شيكاغو) بدلا من محاولة إقناع العالم
Ve bu nedenledir ki dünyaya Andersen'in muhasebecilikten daha fazla anlama geldiğini anlatmak yerine
ولكن كل هذه الامور ان الله سيكون من الصعب علينا القيام به بالنسبة لنا القيام به -- أن نتذكر -- وبالتالي، أوامر oftener كان لنا من المساعي الرامية إلى إقناع.
Unutmayın - Ama Tanrı bize ne olacağını her şeyi bizim için yapmak zor. çabaları ikna etmek için daha bize ve dolayısıyla, o oftener komutları.