Arapça → Türkçe
أعلى أكثر Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
أعلى، أكثر علواً
Yukarı. Yüksel. Hepsi bu.
ولقد فضّلوا أن يُستخدم المال لمرتبات أعلى، مدارس أكثر، أي شيء.
Ve gerçekten bu paranın maaşların yükseltilmesi için, daha fazla okul yapılması için falan kullanılmasını tercih ediyorlardı.
تحتاج إلى ممرّات جينيّة أكثر، إلى رقيّ أعلى في جيناتك... حتى تهرم بشكل أبطأ
Sana daha fazla genetik yol gerek, genlerindeki fazladan karmaşıklık daha yavaş yaşlanmanı sağlayacaktır,
أعلى مجموعة في موقع Meetup الآن، أكثر القطاعات في معظم المدن ومعظم الأعضاء نشاطاً؟
Şu anda Meetup'daki en büyük grup, en fazla sayıda şehre yayılmış, en fazla üyesi olan, en aktif grup, ev kadını anneler.
الأمنية الثانية:وهي أكثر من أسفل إلى أعلى، من القاعدة الى القمة أحاول العمل عليها.
Ikinci dilegim daha gercekci, uzendinde calistigim.
ولهذا ما كان علينا فعله هو زيادة مساحة الجناح لذا كان لدينا قبض أكثر، تطوير قوى أعلى.
Bu yüzden yapmamız gereken kanatları biraz daha büyütüp daha fazla tutunma ve daha fazla güç oluşturmalıyız.
وسكريات أكثر. صحيحٌ أن النسبة أقل, لكن الحجم الفعلي أعلى وهكذا فإن الهدف هو الحد من كليهما.
Ve böylece yüzde daha düşük, gerçek tutar daha yüksek, yani amaç her ikisini de düşürmek.
لو أن الصين طورت مصادر طاقة أكثر أمانا وقدرة أعلى على التعامل مع مشكلة انبعاث الكاربون لديها،
Eğer Çin karbon gazları sorunu ile mücadele edecek derecede enerji güvenliği yada kapasiteyi geliştirirse, ki bizim için iyi olduğu gibi
وهذا أكثر من 10,000 قدم أعلى من الرقم القياسي العالمي السابق والمسجل لـ SR-71 Black Bird (تصفيق)
Bu SR_71 Blackbird'ün Dünya eski yükseklik rekorundan 3048m daha yüksekti (Alkış)
الذي لن تجده في أي مكان عرض قريباً، التي هي آليات السوق التقليدية. من يدفع أكثر سيكون أعلى القائمة.
Yakında en temel piyasa - temelli mekanizmada bulamayacağınız tartışmaya açık kültürel bir nesne.
مما يجعل هذا المكان أكثر جاذبية للعيش فيه. لجعل هذا المكان حيث الناس لديهم دخل أعلى، الذي، بالمناسبة، يجعل الأرض أكثر قيمة.
Böylece şehir, yaşamak için daha çekici bir yer, insanların daha yüksek gelire sahip olduğu bir yer haline gelir ve bu da toprağın daha da değerlenmesine sebep olur.
يمكن أن يكون هناك أي شك في أنه كان له أنف جدا بدوره إلى أعلى، أكثر من ذلك بكثير وكأنه من الخطم الأنف الحقيقي ؛ كما تم الحصول على عينيه صغيرة للغاية بالنسبة لطفل: تماما
Daha burnu gibi daha fazla bir turn-ÇOK burnu vardı, hiç şüphe yok olabilir gerçek burun, aynı zamanda gözlerini bir bebek için son derece küçük elde edildi: tamamen