Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

أرسل له Türkçe dilinde

Onu gönder

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

بالفرنسية]: وأود أن أرسل له هدية]

Et je veux lui envoyer un cadeau.

هذا شيء طيب عن نفسى أحب ذلك، أرسل له الرد حالاً

bu iyi. kendimde sevdim. doğru bir şekilde gönderin.

لقد كنت أنتظره, و أرسل له الهدايا. لم يكُن ليعلم شىء

Ona yazıyordum, hediye gönderiyordum. Bilemez.

قلت له أن يهتم بكل شيء، أرسل لي الفاتورة، حافظ على أسمي مجهولاً.

Her şeyle ilgilenmesini, faturayı bana göndermesini ve adımı gizli tutmasını söyledim.

« أن » أي: بأن « أرسل معنا » إلى الشام « بني إسرائيل » فأتياه فقالا له ما ذكر.

İsrail oğullarını bizimle beraber gönder.

الله هو الذي أرسل رسوله محمدًا بالقرآن ودين الإسلام ؛ ليعليه على كل الأديان المخالفة له، ولو كره المشركون ذلك.

O Resulünü, diğer bütün dinlere üstün kılmak için, hidâyet ve hak dini ile göndermiştir. İsterse müşrikler bundan hoşlanmasınlar.

أرسل لي بعض أصحابي لجنوب المحيط الهادئ، لجمع الحيوانات له، وبينما كنا ذاهبين, أعطانا فيديو كاميرتان بحجم ١٦ مم

Uzun hikaye ama kısaca beni ve birkaç arkadaşımı Güney Pasifik'e gönderdi, onun için hayvan toplayacağız, yola çıkarken bize 16 mm film kamerası verdi.

أنا أرسل رسائل فورية له بالأشياء. هذه هي طريقتي للتواصل معه، مثل رجل صغير في صندوق. أرسل رسالة فورية لتيم. قائلا،

Ben ona hızlı mesajlar yolladım, Bu şekilde iletişim kurdum, bir kutudaki küçük adam gibiydi.

« هو الذي أرسل رسوله بالهدى ودين الحق ليظهره » يعليه « على الدين كله » جميع الأديان المخالفة له « ولو كره المشركون » ذلك.

O, elçisini hidayet ve gerçek din ile gönderdi ki onu tüm dinlere üstün kılsın, ortak koşanlar hoşlanmasa da..

« هو الذي أرسل رسوله » محمدا صلى الله عليه وسلم « بالهدى ودين الحق ليُظهره » يعليه « على الدين كله » جميع الأديان المخالفة له « ولو كره المشركون » ذلك.

O, Elçisini hidayetle ve hak dinle gönderdi ki ( Allah ' a ) ortak koşanlar hoşlanmasa da o ( hak di ) ni, bütün din ( ler ) in üstüne çıkarsın.

« واسأل القرية التي كنا فيها » هي مصر أي أرسل إلى أهلها فاسألهم « والعير » أصحاب العير « التي أقبلنا فيها » وهم قوم من كنعان « وإنا لصادقون » في قولنا فرجعوا إليه وقالوا له ذلك.

( İnanmazsan ) İçinde bulunduğumuz kente ve beraber geldiğimiz kervana sor. Biz doğru söylüyoruz! "